**** iSYANIM VAR **** !

Ağustos 21, 2008

Şeriat ve Salatalık

Filed under: Siyasi — penceretencere @ 10:30 am

Şeriat

Sözlük anlamı âdet , yol , mezhep , metod olarak tanımlanır. İslami kavramlar çerçevesinde  algılanışı ise ;  islamın uygulanmasi olan, ozellikle ceza hukukunun islamdaki kurallara gore belirlendigi ideolojik yonetim bicimidir.

               Diğer taraftan tasavvuf açısından ele aldığımızda dıştan içe dairelerin insanoğlunun ulaşabileceği 4 ana düzlemden birincisidir ve diğer üçünüde kapsar. Bu düzlemler 1. Şeriat 2. Tarikat 3. Hakikat 4. Marifet. Müslümanlık insanlık tarihinin insanı insana sevdiren kaynaştıran hak ve adalet açısından eşit görerek insanlığa Allah  tarafından  peygamberi ile gönderilmiş son dindir. Kutsal kitabımız olan Kuran-ı Kerim öncelikle Allah’ın varlığına inanmayı ve onun yaratmış olduğu kullarından olan peygamberine biat etmeyi peygamberimiz Hz. Muhammed ( S.A.V )  nazarında diğer kullarınıda sevmenin yollarını bulmak için gerçek müslümanlığın yol haritası olan kutsal kitabımızdır.

              Ancak İslamiyetin ilanı ile  arap yarımadasında başlayan yayılma süreci peygamberimiz Hz. Muhammed ( S.A.V ) zamanında ve vefatından sonra Hz. Halifeler dönemindede devam etmiştir. En son halifemiz olan Hz. Ali ( A. S. ) efendimizin ahirete göçünden sonra  kutsal kitabımızın öğretileri din otoritelerinin  iktidar gücü olarak  kullanılmaya başlamıştır. Bir çok hurafe fikirler Allahın emri yada peygamberimizin sünnet ve hadisleri imiş gibi algılanmasına sebep olmuş gerçek müslümanlık öğretilerini ortadan kaldırmıştır.

               Her dönem halkı idare etmekle mesul makamlar halkına dinimizin temeli olan Allah inancını , peygamber sevgisini , kulları arasındaki dayanışma ve paylaşma olgusunu aşılamak yerine din alimi kisvesi altında  Allah korkusunun kulları arasında varolmasına sebep olmuştur. Biraz açmak gerekirse dinimizin temelinde  ceza değil mükafat vardır. Kulları için dinimizin temeli ; sen komşunla iyi isen ,  aç kullarını doyuruyor isen , kullara zulüm yapmıyor birbirleri arasında eşit görüyor isen , çalmıyor isen , haram yemiyor isen , muhtaç olana yardım ediyor isen , ve bir çok temel hükümleri yerine getiriyor isen Allah tarafından mükafat görme esasına dayanmaktadır.

              Arapların uydurduğu hadisler ile kendi  örf , adet , gelenek ve göreneklerinin Allah’ın emri peygamberimizin sünnet ve hadisi’dir diye uygulanması gerçek müslümanları yaralamakta insan sevgisine dayalı dinimize zarar vermektedir. Allah’ın peygamberimize indirmiş ilk hadis ‘ OKU ‘ olmamışmıdır . Allah tarafından müslümanlığa verilen ilk emir OKU olmasına rağmen dini kuralları okuyarak öğrenecek her birey yarın yalanlar üzerine kurulu fetva verenlerin karşısına sen yalan söylüyorsun diyerek dikilecek halka hükmedemeyecek. Ne yapalım çocukları okutmayalım o zaman , saray döneminde saraydakiler okuyor ,  zengin kavimlerin , ağaların , beylerin çocukları  okuyabiliyor idi. İşin daha ilginç tarafı ise ‘Cennet anaların ayağı altındadır ‘ ve ‘savaşlarda eşleri vefat etmiş kadınları ve çocuklarını himayenize alın ‘ diyen  sevgili peygamberimiz sanki bunu söylememişde cennete gitmek için ibadet eden gerçek müslümanların kafasına sözde din alimleri 4 eşlilik müslümanlığın gereğidir kadınlarınızı insan içine çıkarmayın kapatın dünyaya 20 cm 10 cm pencereden baksınlar fikirlerini koymuşlardır.

            Bu tür ve benzeri uygulamalar kanunlar haline getirilmiş adınada  şeriat denilmiş. Uydurulmuş hadisler ile yola çıkan uygulamalar genel itibari ile yasaklarını cinsel bir obje olarak gördüğü dişilik ve kadınlar üzerine kurmuş. Uydurma kuralların  Şeriat adı altında uygulanmasına Afganistan’ın eski yönetimi damgasını vurmuştur. Bu uygulamalardan bir kaç örnek vermek gerekirse ; Cinsel organları örtülmeyen dişi keçilerin öldürülmesi , sigara için erkeklerin parmaklarının kesilmesi , berber ve kozmetik malzeme satan dükkanların bombalanması , dondurmacıların öldürülmesi eylemleri içermektedir. Erkeklerin sakal tıraşı olmasını , favori bırakmalarını  , saç uzatmalarını , şarkı söylenmesini  , kadınların araba sürmesini , filört etmesini , erkeksiz dışarı çıkmasını , eşide olsa çocuğuda olsa bir erkekle yanyana yürümesini   ve bir çok konuyu yasaklamıştır.

               Asıl anlamsız gelen ise ; Medeni ve çağdaş dünyanın insanlara sunmuş olduğu modern yaşam koşullarını red eden bu uygulamaları bireyler nasıl oluyorda kabul ediyorlar? Bu sorunun cevabı ise  uydurma hadisler üreten sözde din alimlerinin eylemlerinde saklıdır ; tarikat ekollerinin kendilerini güçlendirmesi için , mezhep  şovanizm’ini diri tutmak için , halkın cahilleştirilmesi ve sömürülmesi için , devlet kadrolarında yer alabilmek , mezheplerin taraftar sağlamasına katkı sunmak için , sapık ve cahil sözde alimlerin halkı takva ve ibadete sevk etmek için , siyasi çıkarlar , kabile ırk ve imam taraftarlığı , gaflet cehalet kibir.

                 Müslüman gibi yaşamak isteyen halkımızın mevcut modern koşulların arkasında gitmesinde fayda var derim çünkü şeriat düzeninin gerçek amaç ve emellerini bilmeden körü körüne bağlanmak hak ve adalet kavramları çerçevesinde kazanımlardan çok sosyal ve hukuksal kayıpları ön plana getirecektir.
 
                İnanç gönülülük esasına dayalı bir kavram olup kişinin istediği zaman istediği şeye inanma hakkına kimsenin kota koymasına izin vermemesi gerekmektedir.Aynı zamanda hayatına yeni inanç kavramları koyacak bireylerin ise gerek bilimsel gerekse ilmi araştırmalar yapmadan kendisine dikte edilen fikirlerin peşinden gitmemelidirler düşünce özgürlüğünü ipotek altına aldırmamalıdırlar.

                  Son bir şey daha şeriat ;  salatalıkları  ” fikir verebilen ” erkek , domatesleri kadın olarak algıladığı için kadınların pazarlardan salatalık satın almasınıda yasaklar. Kısacası uygulanmak istenilen şeyler müslümanlığın emridir diye ideoloji haline getirilmiş olan adına şeriat denilen yaşam biçimi  tamamen bir art niyet  , sapkınlık ve sapıklık eğilimlerinin dışa vurumu olmaktan öteye gitmemektedir.

                          Mustafa Kemal ATATÜRK yaşamış ve bugünleri görmüş olsa idi emanet ettiği Cumhuriyetin  yakılıp yok edildiğine tanık olmanın acı ile kahrından ölürdü.

 Bilgi : Okumuş olduğunuz yazı ALINTI DEĞİLDİR.

 ==========================================================

Etimolojik Tanımı ise : Arapça kökenli bir sözcük olup; “yol; mezhep; metod; âdet; insanı bir ırmağa, su içilecek bir kaynağa ulaştıran yol” anlamına gelir. İslam dinindeki terimsel anlamı ise “ilâhî emir ve yasaklar toplamı”, “İslam’ın kutsal kitabı Kur’an’ın âyetleri, İslam’ın son peygamberi olan Muhammed’in söz ve fiilleri (sünnet/hadis) ve İslâm bilginlerinin görüş birliği içinde bulundukları hususlara dayanan ilâhî kanun”dur. Bu açıdan anlam olarak din terimine benzeyen şeriat teriminin din teriminden farklılığı kullanım şeklindedir. ( Bu paragraf ALINTIDIR. )

Yorum yapın »

Henüz yorum yapılmamış.

Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemeleri.

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Theme: Rubric. WordPress.com'dan blog alın.

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.